ANA SAYFAYA GiTMEK iÇiN TiKLa..





 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 DERSİMLİ OLMAK MI?DERSİMLİ KALMAK MI?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BASKAN
Admin


Mesaj Sayısı : 19
Kayıt tarihi : 20/06/08

MesajKonu: DERSİMLİ OLMAK MI?DERSİMLİ KALMAK MI?   Çarş. Haz. 25, 2008 3:46 pm

Yazar Adı: Mazlum GÜLER

Yazar İletişim: mazlumguler@mynet.com




Avcıyla avın en hazin öyküsüdür meterisler. Kıbrıslı Zenon’la günümüze aktarılan Ezop masallarından tutun da La Fontaine’nin anlatılarına kadar binlerce ibret verici hikaye ile doludur hayvanlar alemi. Cümle dünyanın her alanı bu ibret hikayeleriyle doludur, sivrisinek sesini saz bilenlere.



Zemheride fil yutan beyaz kar kaplayınca bütün doğayı, kurt kuş ve tekmil mahlukat yiyecek telaşına düşer canhıraş. Çünkü beyaz örtü öyle kaplar ki her yanı, bir kalem ucu kadar karaltı göremezsin dağlarda. İşte bu ortamda hayatta kalma ve bir parça yiyecek bulma adına her yol denenir. Kurtlar şehirlere iner, tilkiler kümeslere saldırır - köpekler tarafından parçalanma tehlikesini göze alarak. –



Kekliklerse daha ürkektir. Göze alamazlar köylere inip buğday peteklerinden aş aşırmaya. Çünkü ne tilkiler kadar kurnaz ne de kargalar kadar yüzsüzdürler. Bundandır ki sarp yamaçlarda habire uçup dururlar oradan oraya. Gördükleri en ufak taş parçasının etrafını eşeleyip ne bulurlarsa hakkına razı olup dururlar. İşte avcıların meteris denilen hain tuzakları da burada devreye girer.



Genellikle dere kenarlarına yapılır meterisler. Bir kaya dibine yapılan küçük bir kulübenin üstü dam yapılır. Zaten çok geçmeden karla örtülür. Ve dışarıdan bakanlarca seçilmez olur. Sonra hemen önündeki düzlük alanda bulunan karlar kazınarak bol miktarda buğday serpilir. Ve günü kurtarma telaşındaki keklikler üşüşür bu beleş ziyafete. Sonraki gün tekrar serpilir buğday avcı tarafından ve keklikler tekrar indirir midelerine.



Avcının amacı ilk geleni vurmak değildir. Çünkü onun getireceği daha çok keklik vardır. Zaten onlar da gelir çok geçmeden. Bu döngü keklikler oraya tam olarak güvenene kadar devam eder. İşte avcını tuzağı da burada başlar.



Henüz gün doğmadan buğdayı serper meterisin önüne ve girip bekler avının gelmesini. Keklikler sabah kahvaltısı bulmanın sevinciyle üşüşünce sofraya, basar tetiğe avcı. Tek atımda onar yirmişer keklik ölüsü düşer olduğu yere. Yaralananlar da olur elbet. Ama hiçbir yere kaçamazlar bu beyaz örtüden. Çünkü kan izleri kolay görünür beyaz karda.



Küçük ihtimal de olsa bazıları kaçar kurtulur bu pusudan ve anlatır insanoğlunun bu kalleş tuzağını bütün börtü böceğe. Ve uzun süre hiçbiri uğramaz olur bu muhite. Sonra zaman geçer ama kış bitmez bir türlü. Açlık bastırır diğer yandan ve unutulur verilen bütün sözler. Tekrar konarlar meteris önüne ve son duydukları şey, kesif barut kokusuyla saçma sesleri olur. Çoğu kez yedikleri buğday taneleri kursağından geçmeden ölürler. Ve canlarıyla öderler oturdukları bu harami sofranın diyetini.



Sadece bununla bitmez kınalı kekliklerin ibret hikayeleri. çünkü sadece karın doyurmak yetmez hiçbir canlıya. Bahar gelip de her taraf yeterince yiyecek dolunca, kıştan kalan açlığın acısını doyasıya çıkarırlar keklikler. Ama bu kez de üreme telaşı sarar bütün canlılara gibi keklikleri de. Meri kekliklere sevdalı erkekler durmadan serenat ederler koyaklardan. Ve sevgilinin ilk davetkar sesiyle süzülürler sesin geldiği yere.



Ama bu ses bazen bir sevdalının cevabından çok iğrenç bir pusunun diş gıdırdamasıdır aslında. Avcılar tarafından beslenip semirtilen meri keklik ötüşüyle pusuya düşürür ona sevdalı sesi. Ve kayalar arasında gizlenmiş kafese yaklaşanlar vurulur birer birer. Bu kalleş tavrından dolayı sevilmez kınalı keklikler bizim oralarda. Çünkü ayakları kana bulanmıştır ve kınasının al rengi kandan gelmektedir . Ver her şeyden önemlisi kendi ırkına ihanet etmiştir de ondan sevilmez kınalı keklik.



İnsanoğlu da Habil ve Kabil den bu yana hayvanlardan çok şey öğrenmiştir. Tilkiden kurnazlığı, kargadan yüzsüzlüğü, baykuştan uğursuzluğu, aslandan cesareti, yılandan sinsiliği keklikten kalleşliği öğrenmiştir. Ve kötülükten yana öğrenilen ne varsa günümüzde hala sürüp gitmektedir insanat dünyasında.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
DERSİMLİ OLMAK MI?DERSİMLİ KALMAK MI?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Member Olmak.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Genel Konular :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: