ANA SAYFAYA GiTMEK iÇiN TiKLa..





 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 AKIL, DİN VE İMAN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aydo_62



Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 22/06/08
Yaş : 27

MesajKonu: AKIL, DİN VE İMAN   Paz Tem. 06, 2008 12:31 am

AKIL, DİN VE İMAN


Vardım ileriye döndüm geriye
İnan şaştım ben sarıldım deriye
Kendime rastladım varsam nereye
Evvel ahir sonlu sonsuz benimdir
Sefil Selimî


Dinlerin temeli veya tüm yapısı sadece koşulsuz inanma üzerine kuruludur. Bunu da salt iman üzerine temellendirir. Bu dogmatik bir kabuldür. Sorgusuz ve sualsiz biçimde kabul etmek ve iman ediyorum, inanıyorum demek zorundasınız. Sorguya başladığınız anda hemen yaptığın şey küfre sapmaktır derler ve sizi sustururlar.

Bir boyutu da dinlerin bu yapısı teorik olarak vardır. Nasıl mı? Dil söylemese de içten içe dinlerin bu yapısını sorgular ve kendi kendinize cevaplar bulmaya çalışırsınız. Nedeni ise açıktır merak ve aklın kuşkuculuğu!

Akıl ne kadar kuşku duysa da iman onun önüne tövbe ile çıkar ve aklı bir nevi susturur. Tüm benliğiniz var mısın, yok musun arasında bocalar durur. Bir yan akıl ve mantık derken bir yan tövbe et der veya mizahi biçimde sus kardeşim işine bak der. Bu durumun negatif yanları ise tahmin ettiğiniz gibi çok fazladır.

Bir Kızılbaş Alevîye göre dinler araçtır. Benliği bulmanın ve kısıtlı hayatın bir penceresi yani binlerce pencereden biridir. Öyle düşünür. Bazı kesimlerde ise din amaçtır. Sadece iman etmeli, nefsi ikinci plana atmalı ve benlikten tamamen geçmek gerekir. Bu dünyanın tüm nimetlerinden kendini soyutlamalı ve ahiret için çalışman gerekir. Bu durum elbette ki kişide bazı çelişkilerin oluşmasına yol açar. Bir tarafta bu dünya ve güzellikleri; diğer tarafta vaad edilen cennet ve huriler, şaraptan ırmaklar, köşkler ve hizmet…… Susturulan ve kandırılan akıl ve iman sahibi insanlar. Akıl ve iman birbiri ile çelişki içindedir.

Kızılbaş Alevî felsefesinde ise kendini bilmek ve aklını kullanmak daima ön plandadır. Her zaman daha iyiye ulaşacağını düşünür. Çünkü devr inancı vardır ve kemale erene dek macerasının süreceğine inanır. Bu durumda sürekli kendini geliştirme ve mükemmele erişme mücadelesi içerisindedir. Bilime, felsefeye başvurur. Onlara açıktır. Akıl gerektiren inancı gereği tüm çağdaş ve bilimsel ideolojilere, kabullere açıktır. Tüm bu sistemi kurarken hayali dünyalara gerek duymaz. Kemale erişeceği ve tekrar gidip geleceği bu dünyadır. Hayal cennet kurgusu asla planlamaz. Piri şöyle söyler:

Biziz ebedi ölmeyen
Ölüm için gam yemeyiz
Adam mı gidip gelmeyen
Biz ona adam demeyiz

Latife bismillahımız
Tesbihi zikrullahımız
Mürşit bizim Allahımız
Allah bir iki demeyiz
Meluli Baba (Latife)


Alevî, her zaman mükemmele yani kâmile, kemale erişinceye dek özünü ve aklını beslemek zorundadır . Her daim kemale uçmak Alevînin yegâne hedefidir. Bu hedef içerisinde olmak neler kazandırır bilir misiniz? Kamil insandan hareketle, kâmil toplum projesine her geçen an daha da yaklaşmak demektir. Daha da güçlü olmak ve daha da mutlu olmak…

Dinlerin sunduğu statik yaşam ve diğer taraf için çalışma, emek verme mücadelesi; her şeyi diğer dünya için planlamak bu dünyada bastırılmış ve mutsuz yaşam sürmek demektir. Oysaki Kızılbaş Alevî öğretisi her şeyin bu dünya da olduğunu söyler.


Hurili gılmanlı cennet yalandır
Cennet nerededir bu plandır
Bunu ispat eden hangi kurandır
Devranî der bir kitapta görmedim
Devranî


Diyerek bunu çok güzel biçimde özetlemişlerdir. Aksi halde kafada kurulan bu olumsuz hayal dünyalar kişinin kendi nefsi ile kendi kendinin cehennemini kurmuş ve orada ızdırap çekiyor demektir. Hâlbuki akıl özgür kalmak ister. Aramak ve bulmak ister. Dinler ise hayır! Her şey bu, başka bir şey yok ve buna göre çalış derler. Kızılbaş Alevî öğretisi bunu asla kabul etmez. Kızılbaş alevî öğretisini yaşayabilmeniz için Akıl, Mantık ve irade gücü göstermeniz gerekir. Felsefi yapısı ve taliplik bunu gösterir.

Ne kadar iyi niyetle söylenirse söylensin akıl ve imanın birbiriyle beraber yürümesi biraz sıkıntı yaratır. İnsan, Doğa, Tanrı, Evren, Canlılık vb konularda dinlerin getirdiği yaklaşım ve söyledikleri statiktir. Hâlbuki Helenistik dönemden, Rönesansa, oradan yakın çağ filozoflarına değin çeşitli görüşler ve kabuller, iddialar ve bulgular sunulmuştur. Bu gelişen dönem içinde dinlerin konumunu ve çıkardıkları zorlukları düşünün. Dünya yuvarlaktır diyen bilim adamları asılıyordu. İnsanın en aktif yanı olan merak unsuru ile dinlerin durağan ve sabit kabulleri arasında çelişkiler olmuş ve zararlı çıkan daima insan olmuştur. İnsan dinlere göre koşulsuz iman ettiğinde önemli ve değerlidir. Aksi halde değersiz ve kâfir, zındık ve ölümü hak edendir.

Sorgulayan ve kemale doğru tekamül içinde olan Alevî ile, sorgulamayan ve hayal cennet için çalışan dindar arasında ki temel nüans; Beyinde kurulan bireyin kendi kişisel cehennemidir. Kişi kendi cehennemini kendi örmüştür.

Kızılbaş Alevîde ki Hakk ile Hakk olma arzusu insanın önünde duran kemal birey olma, kendini bilerek Enel Hakk deme olgunluğuna erişme anlamında, yüklerden kurtulma fırsatı verir. Enel Hakk ! Mutlu olmak ve güzel yaşamak hakk ile hakk olma ereğine ulaşmakla ve daima erdeme yönelmekle mümkündür. İnsanın belli yaş ve sosyal statüsünün getirdiği kişisel haz, zevkler mutluluk değil birer aldatıcı viranelerdir. Geçici âmâ durumudur ve kesinlikle aldatıcıdır.


Kavli karar ettim bu erkâna girmeye
Onun için özüm ile dardayım erenler
Ahd ettim kendi özümü bilmeye
Yar yar ile muhabbetteyim erenler
Pir Nizar Daylemî


Evet. Öz ile darda olmak ve özünü bilmeye ahd etmek, mutluluk arzusu içinde yar ile muhabbette olmak, asli erektir. Bu yola girenler körü körüne iman ederek değil, üryan büryan biçimde muhabbet ile girer, nar-ı aşk ile çarha dönerler.

Aşk ateşi sararsa Alevîyi söndürmek mümkün değil ama o ateşi harlamak ilk önce yarin, sonra pirin ve en sonda talibin elindedir… Aşk ile buradayım genç Alevilerdeyim:


Daylemiyem aşk olmaz ise meşk olmaz
Aşıka aşk gerek ona Bağdat sorulmaz
Mürşitsiz muhabbet bal petek salmaz
Arı petek bal oldum şerbetteyim erenler
Pir Nizar Daylemî



AŞK İLE


GERÇEĞİN DEMİNE HÛ ( O )


E.N.E.L H.A.K.K
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
AKIL, DİN VE İMAN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Genel Konular :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: