ANA SAYFAYA GiTMEK iÇiN TiKLa..





 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Profesör Irene Melikoff ve AlevilikTanımı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aydo_62



Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 22/06/08
Yaş : 27

MesajKonu: Profesör Irene Melikoff ve AlevilikTanımı   Paz Tem. 06, 2008 2:46 pm

Asla Şii olmadı"
ALEVİLİK Konferansı'nda bütün gözler, bu inancın tarihi kaynaklarını araştırmada dünyanın önde gelen isimleri arasında sayılan Profesör Irene Melikoff üzerindeydi.
Uyur İdik Uyardılar (Cem Yayınları 1993); Alevilik Üstüne Ne dediler? (Ant yayınları, 1990); Sur les Traces du Sufism Turque / Türk Sufiliğinin İzleri (Isıs, 1992) gibi kitapları Türkçe de yayınlanmış olan Melikoff, Aleviliğin Türklerin tarihiyle bağlantılarını kaynağında araştırmış bir kişi.
Melikoff, Aleviliğin "senkretik" bir inanç sistemi, yani çeşitli inanç unsurlarını bir araya getiren bir sentez olarak nasıl geliştiğine bakarak, hem Orta Asya'dan kaynaklanan Şamanizm unsurlarının, hem de Anadolu halk sufiliğinin Aleviliği oluşturmadaki rolünü vurguluyor.
"Göçmen Türkmenlerin Müslüman olması bir dakikada gerçekleşmedi" diyor. "Müslüman olmak için birkaç asır lazım, kültür lazım. Şehirdeki insanlar mezhep biliyorlar, kültür alıyorlar. Fakat göçmen Türkmenler böyle bir kültür almıyor. Müslümanlığı kendi inaçlarına uydurmaya çalışıyor. Alevilik böyle oluştu."
Bu şekilde Anadolu'ya göçeden bir Türkmen dervişi (ve Mevlana 'nın çağdaşı) olan Hacı Bektaş 'ın Aleviliğin ortak başlangıcı olduğunu, ama sonradan ayrı iki cereyan oluştuğunu söylüyor. "Bektaşilik zaman içinde büyük önem kazandı; Bektaşiler yerleşik düzene geçti. Osmanlılarla ilk Bektaşiler arasında yakın ilişki vardı; aynı Türkmen boyundan geliyorlardı. Osmanlıların Trakya ve Balkanları fethetmesinde Bektaşiler büyük rol oynadılar, Gazi oldular. Anadolu'da kalan göçmen Alevilerle aralarında inanç farkı yoktu, ama büyük sosyal farklar vardı."
Anadolu Alevilerinin, daha sonraki yüzyıllarda Şiiliği ve 12 İmam inancını İran'da resmi devlet dini haline getiren Safevilerden etkilendiğini, fakat "asla Şii olmadıklarını" savunuyor Melikoff: "Türkmen alevilerin Hz. Ali'yi tanrılaştırmasının, Şiilikle hiç bir ilgisi yok. Bu bambaşka bir şey. Bunu anlamam tam 25 yıl sürdü."
Ne sonuca vardınız diye sorduğumda, Melikoff'un cevabı ilginç: "Ali, aslında eski Türklerin gök tanrısı. Yani Şamanizm'in izleri var. Müslüman olduktan sonra bu gök tanrısı büsbütün yokolmadı, Hz. Ali ile birleşti. Daha sonra tabii ki Şiiliğin bazı tesirleri oldu. Başka unsurlar girmeye başladı."
Aleviliğin Kürtlük boyutunu büyük kuşkuyla karşılıyor Melikoff: "Kürt Aleviler var ama büyük çoğunluğu Sünni. Aleviliği bir Kürt dini olarak katiyen göremem. 25 senedir yaptığım bütün araştırmalar buna karşı geliyor."
Bektaşilerin kentli ve kültürlü olmasına karşın, Anadolu'daki çeşitli isyan hareketlerine katıldıkları için "Kızılbaş" diye bilinen kesimin göçmen ve cahil kalmasının en temel ayrım olduğunu belirten Melikoff, "Alevi" teriminin bugün meşrulaşarak kabul görmesine karşı, tarihi açıdan yanlış bir terim olduğunu da vurguluyor.
Melikoff, Aleviliğin bir mezhep olarak evrilebileceği kanısında. "Alevi - Sünni gerginliği Anadolu'da Yavuz Sultan Selim'den beri var" diyor. "Bugün hoşgörüyü genişletmek için siyasetçiler başta olmak üzere herkesin çaba sarfetmesi lazım. Benim de dinimin hoşgörü olduğunu yazabilirsiniz."
Profesör Melikoff'un 25 yıllık çalışmalarının sentezi olarak yayına hazırlanan Hacı Bektaş, Gerçekleşen Efsane: Türk Halk Sufiliğinin Doğuşu ve Gelişmesi adlı son kitabının bu hoşgörüye büyük katkısı olacağı muhakkak.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Profesör Irene Melikoff ve AlevilikTanımı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Genel Konular :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: